LAN YÖNETİMİ  ( LAN  MANAGEMENT )

 

Giriş

 

            Network’ler her şeyin iyi planlanıp, uygun şekilde dokümantasyonunun tutulduğu mükemmel metotlardan , hata oluşumundan ancak birkaç gün sonra hatanın düzeltilebildiği rasgele yöntemlere kadar bir çok yönetim yöntemine sahiptir. Bu yazıda iki temel yöntemden, reaktif yönetim kullanan yöneticiden ve proaktif yöneticiden bahsedeceğiz.

 

REAKTİF YÖNETİM KULLANAN YÖNETİCİLİK

 

            The network is down !!! ” ifadesi bir sistem yöneticisinin en sık karşılaştığı durumdur. Bir netwok’ündown” olması birkaç yönden yorumlanabilir.

1-     Bir kullanıcı “ kullanıcı hatası ( user-error)” yapar ve uygulama veya bilgisayar donar.

2-     Posta sistemi düzenli değildir ve  mesajlar ulaşmamaktadır.

3-     Printer, paylaşımlı sabit diskler vb. üniteler ile iletişim tamamen kaybedilmiştir.

4-     Bütün sunucular (servers) donar, her şey durur ve özellikle sabit disksiz istasyonlar çalışmaz.

 

Bunun gibi hayal kırıklığına uğramış kullanıcılardan gelen “down” mesajları herhangi bir uygulama hatasından geniş bir sunucu veya ağ hatasına kadar birçok şeyi düşündürebilir. Fakat bütün hatalar için ortak olan nokta , sistem yöneticisinin bunlara karşı tepki gösterme zorunluluğudur. Bu metottaki en büyük problem reaksiyon kısmıdır ki , bir hata oluşmadan önce herhangi bir şey yapılamaz ve durum firma için büyük zararlara yol açabilir. Bu metot için en önemli şey mümkün olduğunca hatanın çabuk düzeltilmesidir.

 

            Bir ağ hatasından sonra muhtemel hata kaynakları şunları çağrıştırabilir.

 

·        Kullanıcıların yaptığı hatalar – Daha fazla eğitsel yardım gereksinimi

·        İş istasyonu bozulmaları – İş istasyonlarının ayarlarının veya kendilerinin değişimi

·        Sunucu bozulmaları – Düşük kapasiteden kaynaklanıyorsa  güncelleştirilmesi

·        Kablolama bozukluğu – Bozulan kabloların değişimi

·        Network adaptörünün bozukluğu – Yeni veya daha kaliteli adaptör alımı

·        Fişlerdeki kusurlar – İş istasyonları bozuk fişlerden bağlantıyı kaybediyorsa bunların değişimi

·        WAN başlatılamıyor – Network dışına bağlantı sağlanamıyorsa, bazı bileşenler bozuk olabilir. Bunların değişimi

 

Hata giderişindeki ilk adım hatanın  lokalize edilmesidir. Bu işlem ise başlangıçta zor olabilir. Bu yüzden hata kategorize edilerek başlanması uygundur. Oluşmuş olan hata, kullanıcı hatası , yazılım hatası , donanım hatası veya kablo bağlantısızlığı olabilir. Eğer hata bu kategorilerden birine ilk başta uyarlanabilirse daha sonra problem noktaya ulaşmada faydalı olur.

Hata lokalize edildikten sonra, mantıklı bir zaman içinde hata giderilmelidir. Mantıklı zaman , duruma göre farklılık gösterebilir. İşlerin networke bok bağımlı olduğu bir yerde mantıklı süre birkaç saat gibi kısa bir süre olur. Eğer işler networke  çok bağımlı değilse bu süre birkaç günde olabilir.

Sağlamlığın derecesi, kalite ve ağın çabukça tamir edilebilmesi, işverenin ağ için harcamaya hazır kaynaklarının miktarına bağlıdır.

 

Tanımlama ve Düzeltme

 

            Muhtemel bir arızayı tanımladığımızda, onu bulup çözmek kolay bir iş gibi gözükür. Ağ yöneticiliği ile biraz uğraşmış herkes bilir ki bu iş o kadar kolay değildir. Sadece hatayı bulma işlemi bile başlı başına bir meşgale olabilir.

            Bir hata oluştuğunda, her belirtiyi mükemmelce test etmek çok önemlidir. Networkler-  de oluşan bir çok hata kullanıcı kaynaklıdır. Hatayı lokalize etmenin en kolay yolu kullanıcı ile konuşmaktır. Kullanıcıya, hata oluşmadan önce ne olduğu ile ilgili sorular sormak mantıklı bir davranıştır. Hangi uygulama nerede kullanıldı? Bu yapılan ilk uygulama mıydı veya bu uygulamanın daha önceki denemeleri daha başarılı veya başarısızdı? Hata oluşmadan önce özel bir durum oluştu mu? Buna benzer sorular sistem yöneticisinin hatayı bulmasında çok faydalı olacaktır. Hata oluştuğu durumlarda kullanıcının ağ üzerindeki öncelik durumuna bakıp, onu hattan devre dışı bırakmanın arz ettiği ehemmiyete bakmak iyi bir davranıştır. Her kullanıcı için kendi iş istasyonunun tekrar hatta bağlanması önemlidir, fakat birden fazla sayıdaki önemli istasyonlar için öncelik sıralaması yapmak iyi bir  fikirdir.

            Kullanıcıların derinlemesine incelenmesinden önce basit hatalar elenmelidir. Mesela bilgisayarın network adaptörüne kontrolsüz müdahaleleri bir çok zarara yol açabilir. Ayarlamalardaki önemsiz gibi duran bir hata iş istasyonunun durmasına sebebiyet verebilir. Yada kullanıcının şifresini hatırlamasındaki bir problem bazı sıkıntılı durumlara yol açabilir.

 

Verileri Analiz Etmek ve Başarısızlığı Teşhis Etmek

 

            Bu safhadaki strateji problemi izole emek ve sonra onu çözümlemektir. Bu iş için en iyi bilinen ayıklama metodu ikilik arama ( Binary Search )’dır. Bu ayıklama metodu genelden daha küçük parçalara doğru , her seferinde iki ihtimalden birini seçerek probleme ulaşma yöntemidir. Bu yöntem hata aramalarında büyük bir kolaylık ve hız sağlar.

            Network küçük paçalara ayrılarak , bu parçalarda hata olup olmadığı anlaşılır böylece hatalı parça diğer parçalardan izole edilmiş olur. Mesela iş istasyonları tek başına çalışıp çalışmadığı kontrol edilebilir. Eğer iş istasyonları tek başına çalışıyorsa istasyonlarda bir problem yoktur. O zaman kablo bağlantıları kontrol edilip kopukluklar tespit edilir. Hata yazılımlardan da kaynaklanabilir ve şüpheli yazılımlar kaldırılarak hatanın onlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılır.

            Diğer bir metot ise kullanıcıların hangi hataları yaptığını bulmak için teftiş etmektir. Bu ise çok zaman alan bir iştir. Yönetici network boyunca gezinip kullanıcıların ne yaptığını gözlemlemesi gerekmektedir. Ancak yöneticinin bu işini kolaylaştıran yazılımlar mevcuttur. Bu yazılımlar ile uzaktan hangi kullanıcının ne iş yaptığını kendi monitöründen takip etmesi mümkündür. Windows NT’nin System Management Server  (SMS) yazılımı bu iş için iyi bir destek programıdır.

            SMS yazılımı yöneticiye şu imkanları sunar:

·        Kullanıcı bilgisayarının mevcut ekranını gözleyebilir.

·        Kullanıcı istasyonlarının üstünde kontrol kazanabilir.

·        Dosyaları iş istasyonlarına transfer edebilir.

·        İş istasyonlarının mouse işaretçisini yöneticinin mouse’ı ile kontrol edebilir.

·        Hafıza kullanımını okuyup ayarlayabilir.

·        Yazılımı otomatik dağıtabilir.

 

Görüldüğü gibi bir yazılım, sistem yöneticisinin işini kolaylaştırabilir ve hataları bulup onları kaldırabilir. Eğer sıkıntılı iş istasyonu başka bir bina içinde yer alıyorsa, yönetici network üzerinden uzaktan kontrol ile hatayı düzeltebilir.

 

Problem Çözümü

 

            Hata tanımlandığı zaman düzeltilmesi gereklidir. Bu safhada hatanın öncelik önemine bakmak gerekir. Mesela, gerçekten sunucunun hard diskindeki arızanın mı tamire ihtiyacı var, yoksa departmanlardan birindeki iş istasyonunun floppy disk sürücüsü mü yapılmalı ? Burada problem çözümündeki öncelik tabii ki önemlidir.

 

Dokümantasyon

 

            Problemler her zaman tekrar  etmeye meyillidir. Eğer oluşan her problem düzenli olarak kaydedilirse, bu dokümantasyon, o arızanın tekrarında , hatayı çözmede büyük fayda sağlayacaktır. Özellikle sistem yöneticisinin sık değiştiği yerlerde, yeni yönetici için eskiden tutulmuş dokümanlar kolaylık sağlayacaktır.

 

PROAKTİF  YÖNETİCİLİK

 

            Bir önceki bölümde, önce hataların oluştuğu sonra bunlara reaksiyon gösterildiği reaktif yöneticiliğin temellerini inceledik. Şimdi ise bunun karşıt yöntemi olan  proaktif yönetim incelenecek. Proaktif yöneticiliğin temeli, oluşmakta olan hatanın bir adım önünden hareket edip, bu hatanın engellenmesi esasına dayanır. Bu yüzden önceden tedbir alındığı için hata oluşumu önlenmiş olacaktır. Proaktif yönetimde hataların çok ötesinde bulunup, bunlar için gerekli tedbirlerin alınması bir ütopyadır. Bu ise tamamıyla başarılması imkansız bir durum olduğu için proaktif yöneticilik bir metot olmaktan öte bir felsefe olarak kalmaktadır.

            Proaktif yönetim ile reaktif yönetim arasındaki farkı açıklamak için şöyle bir örnek verebiliriz: Bazı zamanlar arıza çıkaran bir arabayı her arızadan sonra ilgili yerini düzeltip tekrar çalışır hale getirmek reaktif yönetimdir. Bu durumda ara sıra çıkan arızalar zamanla çoğalıp, beklenmedik bir zaman ve mekanda bizi zor duruma düşürebilir. Halbuki arıza tamamen ortaya çıkmadan önce oluşan arıza belirtilerini dikkate alıp , bu belirtiler üstünde çalışılsa ve olası arıza ihtimalini gidersek, o arızanın ortaya çıkma ihtimalini en aza indirgemiş oluruz.

            Bir  netwokte aynı buna benzer bir çok şekilde davranış sergiler. Sonunda tamamen bozulmadan önce derece derece bozulmalar oluşur. Bozulmalardan önceki bu eğilim çoğu zaman rahatça görülebilir. Bu gibi durumları önlemek için iki temel görüş vardır. Bunlar kapasite planlaması  ve sistem ayarlamasıdır.

 

Kapasite Planlaması

 

            Kapasite planlamasının temel mantığı, daha sonra olabilecek değişiklikleri algılayıp bunlar için önceden hazırlıklı olacak şekilde plan hazırlamaktır. Bu değişikliklere bir örnek sisteme yeni kullanıcıların eklenmesi ve bunun sistem tarafından desteklenebilmesidir. Yeni iş istasyonlarının networke eklenmesi tek başına kabul edilebilir bir hareket gibi düşünülebilir. Fakat bundan daha önemli olanı ağ üzerindeki çalışma yükünün ağırlaşması ve ağın bu yükü kaldırıp kaldıramayacağıdır. Network bu eklenmeleri kaldırabilecek seviyede yeterli sunuculara sahip olmayabilir. Sunucuların bu durumda hard disk, hafıza gibi elemanları hatta tamamı değişmesi gerekebilir. Yada bunlardan başka kullanılan yazılımlar daha fazla kullanıcıya uygun olmayabilir. Bu durumda yeni lisanslı yazılımlara daha ihtiyaç olacaktır.

            Netwoklere yeni kullanıcı eklemek, kapasite planlamasında çok önemli olabilir, ancak netwokü internete bağlamakta en az bunun kadar üzerinde durulması gereken konudur. Network , printer işlemleri, iç iletişim , doküman paylaşımı ve diğer işler için kullanılırken, internet bu ağ trafiğine önemli ölçüde yeni yük getirecektir. İnternetin kendine ait resim ve bilgi yükü ağ üzerinde ciddi trafik problemlerine yol açabilir.

            Kapasite planlamasında üç temel araç kullanılır. Bunlar performans monitörleri, similasyon modelleri ve trafik üreteçleridir. Performans monitörleri networkün performansını ölçen araçlardır. Similasyon modellerindeyse networkün bir modeli bu araçla bağlantı halindedir. Gerçek bir networkün gelecekteki değişmeleri yerine, bunlar networkün bir modeli üstünde denenir. Bu model networkün cevap süresi, işlemci kullanımı ve kablo trafiği ile ilgili bilgileri sunar. Trafik jeneratörleri ise çalışılan network üzerinde suni bir trafik oluşturur. Bunun sayesinde gerçekte böyle bir trafik problemi olmadan önce olası hatalar tespit edilip önlemleri alınır. Bu tür testler genellikle stres testi olarak adlandırılır.

 

Sistem Ayarlamaları

 

            Sistem ayarlamaları, bilgi yönetimi hakkında veri toplama ve analiz etme anlamına gelir. Bu iş için faaliyet gösteren bir çok araç mevcuttur.

 

1)     Network Yönetim Sistemi ( NMS )

Sistem ayarlamaları için kullanılan araçlardan birisi “ Network Management System ( NMS ) ”dir. NMS’nin yaptığı vazifeler:

 

·        Netwokün kullanımı, trafiği, disk kullanımı, illegal giriş teşebbüsleri ve benzeri şeyler hakkında veri toplar.

·        Bilgi yönetimini analiz eder.

·        Aşırı değerler için alarm verir.

 

Bunun gibi araçlar kullanımdaki değişiklikleri etkin ve sistematik şekilde bulurlar. Böylece olası daha büyük hatalar indirgenmiş olur. İyi sistem araçları aynı zamanda sistemi daha etkili kullanabilmek için tavsiyelerde bulunur.

 

2)     Network Analizörü

 

Sistem ayarlamaları için bir başka araçta Network Analizörüdür. Netwok Analizörleri NMS’ye göre daha alt seviyede görev yaparlar. Network Analizörü veri iletişim seviyesine kadar inip, paket ulaşımını kontrol eder. Bu araç paketlerin ulaşımını analiz eder, hangi tür paketlerin ulaştırıldığını rapor eder , trafik yoğunluğunu inceler ve iletişimdeki hata oluşum oranını tespit eder. Bütün bu bilgiler ışığı altında , network kapasitesinin limitlerine ulaşıldığı kanısı oluşursa geliştirme yoluna gidilir. Bazı gelişmiş analizörler aynı zamanda istatistik fonksiyonlarına sahip olup, zamanla oluşan değişmeleri bize gösterir.

Sistem ayarlamalarının nihai hedefi, kullanımdaki değişiklikleri bulmak, hata oranlarını kontrol etmek ve günün belirli vakitlerinde en üst seviyede kullanımdan kaynaklanan dar boğazları tespit etmektir.

 

Sistem Ayarlarına Cevap Verme

 

            Sistem ayarlarının anlamı network alanı içinde sıkıntı alanları hakkında bazı fikirlere sahip olabilmektir. Ayar yazılımlarından gelen mesajlara en doğal tepki arızanın giderilmesidir. Bu iş için bir çok farklı yöntem uygulanabilir. Bunlardan bazıları aşağıdaki gibi olabilir.

1)     Bileşenleri taşıma veya dengeleme: İki segmentten oluşan basit bit network hayal edelim. Bu segmentlerden biri ağırlıklı olarak kullanılıyor ve bunun sonucu dar boğar oluşuyor, diğer segment ise rahat çalışmasını devam ettiriyor olsun. Bu ölçümler sistem ayar araçlarından elde edilmiş  sonuçlardır. Bu durun için çözüm olarak çok kullanılan taraftan bazı bileşenler  az kullanılan tarafa aktarılabilir. Böylece ikinci segment daha fazla kullanılırken birinci segmentin trafiği rahatlatılıp networkte denge sağlanmış olur. Bu çözüm segmentlerdeki yükler artıp yeni bir dar boğaz oluşuncaya kadar yeterli olacaktır.

 

 

2)     Yeni donanım satın almak :  Yukarıdaki örnek için bir başka çözüm segment 2’ye yeni sunucu alıp, segment 1’e bağlı olan sunucunun yükünü hafifletmektir. Buna benzer bir örnek printerler içinde düşünülebilir. Eğer printerlerde sürekli uzun kuyruklar oluşuyorsa bazı departmanlar başka bir tarafa taşınabilir (prinerlerin az kullanıldığı) yada sisteme yeni printerler eklenebilir.

 

Eğer ölçümler sonucu diskten okuma yazma işlemleri çok artış gösterdiği gözleniyorsa, hem iş istasyonları hem de sunucular için yeni RAM’ler eklemek buna bir çözüm olabilir.

 

 

Sistem Ayarlamaları İçin Özet

 

            Genel olarak sistem ayarlamaları için şu planı uygulayabiliriz.

1)     Networkün etkinliği ölçülür ve istatistikler analiz edilir.

2)     Problemler için muhtemel çözümler bulunur.

3)     İstenen taleplere göre en iyi çözüm seçilir. Bu talepler şunlar olabilir:

              En iyi sonuç, en iyi etkinlik, en hızlılık ...

4)     Seçilen çözümler uygulanır ve denenir.

5)     Durum değerlendirilir ve tartılır.

6)     Etkinlik tekrar ölçülür, eğer problem istenilen seviyede çözülmedi ise üçüncü basmağa tekrar dönülür.

7)     Yapılan her işlemin dokümanı tutulur.

 

 

GENEL ÖZET

 

            Bu yazıda özel network sistemlerinden ziyade yerel bilgisayar ağ yönetiminin genel prensiplerinden bahsedildi. Bütün bunlar LAN yönetimi için önem arz eden konulardır. İki adet birbirine zıt, reaktif ve proaktif yönetim felsefeleri üstünde duruldu. Reaktif yöneticilik oluşan hatalar karşısında reaksiyon gösterme şeklindeyken, proaktif yöneticilik muhtemel problemleri önceden tespit edip bunlar için gerekli önlemleri almaktan ibarettir. Her iki zıt yönetim stratejilerini yeri geldikçe kullanmak , network yönetimi için iyi bir çözüm olacaktır.